Özel Eğitim Nedir?

Özel Eğitim Nedir?

      Özel eğitim nedir?; bir bireyin gelişiminde uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu yaşıtlarından belirgin düzeyde farklılıklar olduğu tespit edildiğinde bireye önerilen farklı destek eğitim programlarına verilen genel addır. Özel eğitimin sağlandığı kurumlar özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleridir. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri zihinsel, bedensel, işitme, öğrenme gibi alanlarda yaşıtları düzeyinin gerisinde kalan çocuk ve yetişkinlere eğitim veren kurumlardır. Zihinsel gerilikler, bedensel yetersizlikler, otizm ve yaygın gelişimsel bozukluklar, işitme ve konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi birçok alanda farklı programı uygularlar.

      Kurumun bünyesinde var olan programlara da bağlı olarak genellikle Özel Eğitim Uzmanı, Fizyoterapist, Psikolog, Psikolojik Danışman, Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmenleri, İşitme Engelliler Sınıf Öğretmenleri, Okul Öncesi Öğretmenleri, Çocuk Gelişimi ve Eğitimcileri, Sosyal Hizmet Uzmanları gibi farklı meslek dallarını bünyesinde bulundururlar. Özel Eğitim merkezinin diğer eğitim kurumlarından ayrılan özelliği uygun eğitimci tarafından çocuğa bire bir eğitim verilmesi.  Her çocuğun düzeyi ve ihtiyaçları doğrultusunda bireysel programı olması ve konunun uzmanı tarafından bunun uygulanmasıdır.

      Psikiyatri kliniklerinde sıklıkla bir çocuğun zihinsel düzeyinde yaşıtlarından gerilik ya da öğrenme güçlüğü gibi klinik durumları ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerekli durumlarda hastayı takip eden Psikiyatrist ve Psikoloğun ortak kararı ile çocuğun özel eğitime ihtiyaç duyduğu belirlenir ve bu aileye açıklanır. Aile her ne kadar durumun farkında olsa, tahmin ediyor hatta şikayetleri anlatırken kendisi dile getiriyor da olsa bunu duymak her aile için elbette oldukça zordur.

      İlk sorular ve düşünceler genellikle rapor mu almalıyım, bu rapor ile çocuğum etiketlenmiş mi olur, ileride karşısına çıkar mı, ne yaşarız, ne yaparız, pişman olur muyuz, çocuğum orada durumu daha ağır çocuklarla mı eğitim görecek, onlardan etkilenirse psikolojisi daha kötü olur mu, askere gidebilir mi, iş sahibi olabilir mi, evlenebilir mi… şeklinde olmaktadır. Bu soru ve sorunlar bazen durumu açıklayıp bilgi veren uzmana yöneltilir, bazen de yöneltilemez ve cevap bulamaz…

Bir çocuğun özel eğitim almasının elbette ki koşulları vardır. Öncelikle ayrıntılı bir değerlendirme ile yaşıtlarından farklılığı raporlanmalı ve bu bir sağlık kurulunca da onaylanmalıdır. Sağlık kurulu raporu bu anlama gelmektedir. Özel eğitim kurumları özel kurumlardır fakat Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çalışmaktadırlar. Her çocuğun eğitimi sağlık güvencesi olsun olmasın devlet tarafından özel eğitim kurumuna aylık olarak ödenmektedir. Fakat bu ücretsiz eğitimi almanın da ilk koşulu sağlık kurulu raporudur.

      Bu raporlar genellikle 1 yıllık raporlar olmakta ve 1 yıl sonra geçersiz sayılmaktadırlar. 1 yıl sonra çocuğun sağlık kurulu tarafından tekrar değerlendirilmesi gerekir ve gerekli durumlarda rapor yenilenirken gerek görülmeyen durumlarda yenilenmemektedir. Sağlık kurulu raporu alan çocuğun tıbbi tanı raporu artık vardır. Fakat bir diğer gereklilik olan eğitsel rapor Rehberlik Araştırma Merkezlerinden alınmalıdır. Rehberlik Araştırma Merkezleri devlet kurumlarıdır, ilk müracaat oraya yapılarak oradan yönlendirme istenebileceği gibi oralara sağlık kurulu raporu ile de başvurmak mümkündür.

      Rehberlik Araştırma Merkezlerinde (RAM) çocuk tekrar değerlendirmeye alınır ve aileden alınan bilgilerle de çocuğun eğitsel raporu oluşturulur. Bu rapor da genellikle 1 yıllık olmaktadır. Aynı koşullar bu raporda da geçerlidir, 1 yıl dolduğunda çocuk Ram tarafından tekrar değerlendirilir ve değerlendirme sonucuna göre rapor yenilenir ya da yenilenmez. Ram raporunda uygun görülen eğitime ailenin seçeceği bir özel eğitim merkezi tarafından başlanır.

      Bu eğitim, rapora göre haftada 2 birebir ders saati ve buna ek olarak bazen bir de kendi düzeyine ve yaşına uygun çocuklarla. Haftada 1 grup dersi olmak üzere düzenlenir. Ders saati şu anki uygulamada 45 dakikadır ve 45 dakika boyunca bir eğitimci ile bir çocuğun baş başa ders yapması anlamına gelir. Özel eğitim kurumu ders saatlerini çocuğun devam ettiği okul ders saati programlarını göz önünde bulundurarak düzenlemek durumundadır.

       Ailenin çocuğa özel eğitim önerildiğinde aklına ilk gelen soru hakkında yani özel eğitim raporunun çocuğun karşısına çıkacağı ya da çıkmayacağına dair bir yorum yapmak yanlış olacaktır. Bu durumda daha çok kar zarar değerlendirmesine gidilmelidir. Çocuğun karşısına çıkmasın diye eğitimden mahrum bırakılan bir çocuk, maalesef bu raporun karşısına çıkacağı duruma bile gelemeyebilir. Örneğin bu rapor önüne çıkar da bir iş sahibi olamazsa diye endişelenip özel eğitime göndermediğimiz bir çocuk o iş sahibi olacak duruma bu eğitim desteğinden mahrum kaldığı için gelemeyecek olabilir. Bu durumda diğer insanların neler dediğinden çok çocuğun ihtiyaçları ön plana alınmalıdır.

      Uzmanlara akla gelen sorular yöneltilmeli ve yardım istenmelidir. Çocuğun özel eğitim kurumundaki diğer çocuklardan etkilenmesi de bir diğer yaygın sorudur. Şu unutulmamalıdır ki her bireyin engelli olmaya yakınlığı düşündüğünden çok daha fazladır. Her birey engelli bireylerle bir arada bulunarak onları tanımalı, anlamalı ve yaşadıklarına ortak olmalıdır. Bu durum sanıldığının aksine çocuklarda merhamet duygularının gelişmesine, engelli bireyleri anlama ve yardımcı olma davranışlarının artmasına katkı sağlamaktadır. İlk başlarda biz yetişkinler için bile zor olan öyle bir ortamda bulunma durumu elbette onları duygusal olarak etkileyebilir. Fakat çocuğumuza yaptığımız uygun açıklamalar onları rahatlatacak ve bilgilendirecektir.

      Özel eğitime başlamaya karar vermek elbette sadece bir başlangıçtır. Özel eğitimden alınan verimin en yüksek düzeye ulaşabilmesi için aile desteği. Özel eğitimde öğrenilenlerin evde ve uygun sosyal ortamlarda düzenli tekrarı, okul- aile- özel eğitim üçlüsünün işbirliği ve düzenli görüşmeleri. Çocuğun özel eğitime yaz dönemi de dahil düzenli devam etmesi çok önemli noktalardır. Ailelerin çocuğun eğitim programı ve eğitimcisini bilip tanıması da oldukça önemlidir.

       Unutulmamalıdır ki özel eğitim kurumu seçiminde yapılan öneriler, yönlendirmeler bir yana bu seçim sadece ailenin yapabileceği bir seçimdir. Aynı şekilde memnun kalınmayan seçimlerde değişikliğe gitmek de yine ailenin kararıdır. Önemli olan çocuğun en yüksek verimi alabilmesidir. Özel eğitim kurumlarına dair yaygın algı oralarda ağır engeli olan bireylerin daha fazla sayıda olduğudur. Aslında her özel eğitim kurumunun öğrenci sayısında azınlığı ağır engelli bireyler oluştururken çoğunluğu yaşıtlarından hafif düzeyde geriliği bulunan ve okula da devam eden çocuklar oluşturmaktadır. İzlenecek en doğru yol, özel eğitim önerilen ailenin isterse çocuğu da yanına almadan birkaç özel eğitim merkezini ziyaret etmesi. Buralarda eğitimciler ve devam eden ailelerle görüşmeler yapması ve aklındaki soruları yerinde gözlemlemesidir.